İş yaşamında önemli yer tutan “yaka” kavramı ilk olarak “Mavi yakalı” biçiminde ve 1924 yılında Iowa, Alden’deki bir gazetede zanaat işlerine atıfta bulunmak için kullanılmıştır. Bu ifade, üniformalarının bir parçası olarak mvi kot veya chambray gömlek giyen el işçilerinin görüntüsünden kaynaklanmaktadır.
Ülkemizde iş yaşamında sıklıkla mavi yaka – beyaz yaka ayrımı kullanılır. Son dönemde bunlara gri yaka da eklenmiştir. Dünya genelinde ise farklı yaka renkleri de bulunmaktadır. Bunları kısaca listelemek gerekirse:
• Mavi yaka: Mavi yaka günümüzde zihinsel güçten ziyade bedensel gücün hakim olduğu genelde saha işleri yapan üretim, montaj, yemek gibi işlerde çalışan işçileri ifade eder.
• Beyaz yaka, bedensel güç yerine, zihinsel güçle çalışan personelin genel adıdır. İdari personel, avukat, banka memurları, uzmanlar, satış/pazarlama personeli, doktorlar, mimarlar ve diğer masa başı personel beyaz yaka kategorisinde yer alır.
• Sarı (Altın) yaka, beyaz yakalı personelin üstü/amiri olarak tanımlanır. Eğitim seviyesi ve deneyimi yüksek, üst düzey beyaz yaka olarak da ifade edilebilir.
• Gri yaka, mavi yaka ve beyaz yaka arasındaki personeli temsil eder. Şefler, ustalar, teknisyenler, vardiya amirleri bu personel grubudur.
• Pembe yaka, toplumsal veya tarihsel nedenlerle ağırlıklı olarak kadınlarca meslek edinilmiş olan veya kadın odaklı olarak görülen hemşirelik, dadılık, güzellik uzmanlığı, sekreterlik ya da asistanlık gibi mesleklerdir.
• Kırmızı yaka, devlet memurları ve devlet işçileri olarak değerlendirilir.
• Yeşil yaka, çevreye uyum ve çevreye katkı projelerinin içerisinde yer alan personeldir.
• Turuncu yaka, bazı devletlerin hapishanelerinde mahkumlar tarafından giyilen turuncu renk dahilinde, hapishane işçilerini kapsar.
• Çelik yaka, yurtdışında kullanılmaya başlanan, ülkemize de yakında yoğun göreceğimiz bir tanım. Robotların işlevsel olarak kullanıldığı, robot iş gücünü sembolize eden bir kavramdır.
• Yakasız ise sabit bir işi veya geliri olmayan grubu sembolize ediyor.
İŞ KANUNU
4857 sayılı İş Kanunu’na göre bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren denir. Kanun’daki düzenlemeye üzere, hukuk düzenimizde işçiler arasında yaka rengine veya çalışma şekline ilişkin bir ayrım kabul edilmemektedir. Bu itibarla, İş Kanunu’na tabi tüm iş ilişkileri yönünden, tüm işçiler yaka farkı gözetmeksizin Kanun’un sağladığı haklardan faydalanırlar .
İş Kanunu’nda, iş hayatındaki yaka ayrımına yakın görülebilecek tek kavram işveren vekilidir. Ancak işveren vekilleri dahi işçi olmaktan kaynaklanan hak ve yükümlülüklere diğer işçiler gibi sahiptir. Bunun bir istisnası, işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları ile işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekillerinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacaklarına (işe iade davası açamayacaklarına) ilişkin İş Kanunu m. 18/5 hükmüdür. Genellikle CEO, CFO, CHRO gibi üst yönetici konumundaki beyaz yakalı çalışanlar işveren vekili sayılır. Bu kişilere imza sirküleri, şirket yönetim kurulu kararı, vekaletname gibi belgeler ile işe alma ve işten çıkarma yetkisi verilmiş ise artık iş güvencesi hükümlerinden yararlanmaları mümkün değildir.
YARGITAY UYGULAMASI
Yargıtay kararlarında mavi yaka – beyaz yaka ayrımı genelde bir çalışanın toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanıp yararlanmayacağına ilişkin uyuşmazlıklar yönünden gündeme gelmiştir. Bunun nedeni toplu iş sözleşmelerinde beyaz yakalı çalışanların toplu sözleşmesi kapsamına alınmadığına ilişkin hükümlere yer veriliyor olmasıdır. Bu kararlarda Yargıtay, uygulamada ofis işlerinde çalışanların beyaz yaka, beden gücüne dayalı çalışanların ise mavi yaka olarak nitelendirildiğinin altını çizmiştir. Bununla birlikte Yargıtay kararlarında yapılan iş ve buna bağlı olarak görev ve sorumluluklar, alınan ücret, işyeri organizasyonu içinde yönetici kabul edilebilecek bir pozisyonun olup olmadığı hususlarında bir incelemenin gerekli olduğu belirtilmektedir.
SONUÇ
İş Kanunu’muz ve Yargıtay kararları uyarınca bir çalışanın sadece unvanına bakılarak mavi yakalı veya beyaz yakalı diye tanımlanması mümkün değildir. İşçinin yaka rengi belirlenirken ücretinin yüksekliği, fiilen yönetici pozisyonunun olup olmadığı, görev ve sorumlulukları gibi unsurlar da dikkate alınır. İşçinin mavi yakalı veya beyaz yakalı oluşu İş Kanunu’nun sağladığı haklardan yararlanması yönünden belirleyici bir etkiye sahip değildir.
ÖNEMLİ: Bu makalede yer alan açıklamalar yayımlandığı tarihteki güncel mevzuat, yargı kararları ve diğer kaynaklara dayanmaktadır. Makalenin yayım tarihinden sonra konuya ilişkin mevzuat, içtihat, doktrinde değişiklikler yaşanmış olabilir.
[1] Bazı mevzuat hükümleri, işçiye İş Kanunu’nun sağladığı haklara ek birtakım haklar tanıyabilir. Örneğin, özel öğretim kurumlarında çalışan öğretmenler 5580 s. Özel Öğretim Kurumları Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca koşulları oluştuğu takdirde eğitime hazırlık ödeneği, eğitim-öğretim tazminatı, ek ders ücreti alacaklarına hak kazanırlar. Keza sağlık kurumlarında çalışan ve radyolojik ışınlara maruz kalan veya maruz kalma ihtimali yüksek olan sağlık çalışanlar 3513 s. Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun ve bu kanunun uygulanmasına ilişkin tüzük gereği şua iznine hak kazanırlar.